Çocukluk...




Geçen gün Konak'ta vapurdan indim, otobüse binmek üzere yola koyuldum. Her zamankinden çok çok çok daha kalabalık.. Şaşırdım.. Etrafıma bakındım bir heyecanlılık hali.. Sonra biri mikrofona konuştu.."Dikkat ! Dikkat! Ukrayna temsilcileri lütfen çocuklarınızı alıp, sıraya geçin! "

Günden, aydan haberi olmayan zavallı ben önce afalladım. Ukrayna temsilcisi niye Türkiye'de !? Sonra ne kadar utandığımı anlatamam. Aylardan nisan çünkü.. İkinci haftasını çoktan geçmiş... 23'üne yaklaşıyoruuuzz...

Bıdır bıdır koşturan minikler etrafta.. Kimi halk oyunları oynayacak, kimi modern dans sunacak..Kimi kırmızı-beyaz giyinmiş, kimi morlar,maviler... Alanda bir renk cümbüşü yaşanıyor.. Ront elbiselerinin renkleri, tenlerinin renkleri karışmıs :) Dilleri farklı, bakışlarıyla anlaşıyor bu minikler.. Dünyanın taa öbür ucundan, ülkemize gelmişler.Şimdi düşünüyorum, tarihten geri gidiyorum.. Nisanın 18'inde burada olmak isteyen gruplar, ne kadar
zaman önce hazırlanmaya başlamalı? Çocuklarını başka ülkeye yollayacak aileler, ülkelerinin en iyi şekilde temsil edilmesini isterler.. Bunun için en az bir ay önceden alışverişler başlamıştır bence...Sonra, yapacakları gösteriye eksiksiz bir biçimde hazırlanmak nereden baksan 6 ayı bulmuştur.Nasıl bir gösteri hazırlayacakları, koreografileri falan da çalışmalara başlamadan önceki bir aylık bir süreç olduğunu varsayayım. Toplam 8 ay oldu :)

Dünyanın herhangi bir yerindeki bir çocuk; heyecanla,mutlulukla,ona değer verildiğini bilerek 8 ay boyunca çalışıyor, didiniyor, yapabileceğinin en iyisini yapmaya çalışıyor... Bir de her ülkeden gidecek takımın belirlenmesi olayı var ki burayı ben atlamışım... Bu takımlar 10'ar kişilik olsa, yalnızca 10 ülke Türkiye'ye gelmiş olsa,(gördüğünüz gibi minimumlarda bir hesaplama.. :) ) Her yıl 100 çocuk, Türkiye ve Atatürk hakkında bilgi sahibi :)

O çocuklara özendim ben :) Hiçbir 23 Nisan'da halk oyunları gösterisi yapmak kısmet olmadı bana :) İlkokuldayken bir 23 Nisan'da şiir okuyacaktım, mikrofonu elime aldığımda , bütün okulun karşısına çıkma heyecanı ve keşke o (Atatürk :) ) beni duysa hayalleri karıştı. Ben bu düşüncelerle hayatımda ilk defa elime aldığım mikrofonun sesini tamamen kapatmış
bulunup, sesimin de sadece yanımdaki müdür yardımcısı, ben ve belki de onun duymasına ( :) ) sebep olmuştum. Bir başka 23 Nisan'da, annemle babamı azarlayarak, bugün benim bayramım niye kutlamıyorsunuz? Atatürk boşuna mı demiş Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramıııı?? Ben çocuk değil miyim??.. diye bağırdığımı hatırlıyorum :) Orta okulda koroya girmiştim. Önemli günlerde dizilip 2 veya 3 şarkı söylerdik, biri "Hoyra rira rira.." :D bunu herkes bilir, diğerini
şu an anımsayamadım malesef. Sonra tören biterdi... Karşı kırtasiyeden aldığım ucuna sopa tutturulmuş minik bayrak elimde gezer, en sonunda odamda asılı olan Atatürk resminin yanında kendine yer bulurdu :)


Şimdi biraz da daha eskiye gitmek istiyorum. O sarışın çocuk, çocukluğunu yaşayabildi mi? Yaşasa, salıncağa bindiğinde çocuk neşesi olmazdı üstünde...
Benim gibi halk oyunları oynamak istedi mi küçükken? İstemese, zeybek çalınınca tüyleri diken diken olmaz,kollarını açarak, "Haydi Bre efeleeeerr" diye bağırmazdı...
Benim gibi topluluğa karşı şiir, hikaye okumak istedi mi? İstemese ,otuz altı buçuk saat süreyle, milleti için nasıl savaştığını, neler geçirildiğini,tehlikeleri mecliste okumazdı! O kadar açık ki içindeki çocuğun susmadığı...Ve çocukların susmaması gerektiğini bildiği.. Ve çocuklara , "sizin de değeriniz var! " dediği.. Bu ev sahibi ayrıcalığını Türk çocuklarına yaşattığı..Bize çok güvenildiği.. Hepimizin aslında çocuk olduğu...


Önemli günlere çok değer veren ben, bir de Atatürk'ün kızı sıfatıyla, bu tür bayramlarda bir şeyler yapabilmek düşüncesiyle yanıp tutuşurum ! Okulda şiir okuduğum halde kimse duymadıysa, halk oyunları gösterisine çıkamadıysam, sesim güzel değil de şarkı söyleyemiyorsam sana , ben de davranışlarımla layık olurum canım Ata'm! Seni özlüyorum,
ben senin kızınım , annem senin kızın, babam senin oğlun olduğu gibi ! Senin kızların çok bu ülkede... Bize güven ;)

4 yorum:

viper 23 Nisan 2009 10:26  

Süper yazı, ellerine sağlık :)

Gül Deliorman 23 Nisan 2009 12:38  

Tesekkur ederim abimm benimm ;)
Nice 23 Nisanlara... :)))

Unknown 23 Nisan 2009 13:03  

Gülüm eline sağlık.
Atatürkü seven bir kız yetiştirmenin gururu bize yeterde artar bile.
Annen Baban

Gül Deliorman 23 Nisan 2009 20:35  

Teşekkür ederimm :) Asıl ben böyle bir ailede yetiştiğim için çok gururluyum ;)

Ben & Profilim

Oku çünkü;

Belki kendinden bir şeyler bulursun ...

Facebook sayfamdan ;

İzleyiciler

Şöyle bir şey var mıydı?

Takip ettiklerim...

Kaç kişi online'mış?