Ben Kahraman Oldum !

Gözümü bir açtım ki İskoçya'dayım. Hayal ettiğimin aksine, yük ve yolcu taşıyorum. Böyle sıradanlık benim işime gelmez. Ben farklı doğdum, bana böyle geliyor. Günler gelip geçiyordu. 5 yaşındayken Yunanistan'a satıldım. 13 yaşındayken çok büyük bir kaza atlattım.
Ben 16 yaşındayken, içimde neredeyse yeniden doğmanın verdiği şevk ve gençlik ateşiyle Osmanlı İmparatorluğu bünyesine girdim. Türk bayrağı kıyafetimin en güzel yerine rozet olarak takıldıktan sonra, adıma "Panderma" dediler. O andan sonra, daha gözlerimi açar açmaz içime doğan kahramanlık hislerini tekrar duydum.

İlk yıllarda yük ve yolcu taşımak için kullanılmaya devam edildim. Benim 16-22 arası yaşlarıma denk gelen yıllar işte ! O yıllarda yolcu olarak binenlere kulak misafiri oluyordum. Osmanlı İmparatorluğu artık eski gücüne sahip değilmiş. Yönetimimiz neredeyse tamamen başka ülkelere bırakılmış. Daha bir sürü şeyler.. Herkes çaresiz. Kimsenin elinden bir şey gelmiyormuş. Fakat fısır fısır bazı söylentiler dolaşıyordu. Genç bir asker varmış. "Anadolu'yu yakmaya gitse." deniliyordu. "O ateş bir harlanırsa kimse bizi durduramaz." dediklerini de duydum.

22 yaşından sonra Osmanlı Seyrüsefain İdaresine atandım. Adımı "Bandırma" olarak değiştirdiler. Rozetini taktığım, benimsediğim vatanımın durumu ne haldeydi çok merak ediyordum. Genç olmama rağmen elimden bir şey gelmemesi çok üzücüydü. Duyduklarıma göre o asker benden yalnızca 3 yaş büyüktü. İçimizde aynı ateş olmalıydı. Ah onu bir görebilsem !

Hani derler ya , insanların bazen bir anı olurmuş. O an ne söylerse o olurmuş. Benim öyle bir anıma denk gelmiş olacak. Ben bunu dedikten 7- 8 yıl sonra, İstanbul'da otururken, düşünmekten her tarafım pörsümüş etrafa bakınırken , onu gördüm. Öyle bir göz olabilir mi? Bir göz, aynı anda hem kararlılığı, hem güveni, hem ateşi, hem suyu, hem çareyi, hem sonsuz maviliği nasıl barındırabilir? Güneşten parlak sarı saç mı olur? Bir insan nasıl bu kadar mükemmel olabilir? Evet! Sonunda onunla tanıştım.

İçimdeki kahramanlık hissinin yanlış olduğunu bir an bile düşünmemiştim. İşte o gün geldi. Görevim onları Anadolu'da ateş yakmak üzere Samsun'a bırakmaktı. Oturmaktan o kadar hamlaşmıştım ki, Karadeniz'in hırçın sularına nasıl kafa tutardım bilmem ! Üstelik pusulam da çalışmıyordu. Bu düşünceler eşliğinde üzülürken, onun sesini duydum. Samsun'a ayak basar basmaz gerçekleştireceği planlarından bahsetmişti yanındakilere. Ben nasıl yüz üstü bırakabilirim onu bu durumda? Anadolu'ya atacağı ateşi önce benim üstüme attı. Gayet cesur bir şekilde, pusulam yerine yüreğimi koyarak 3 gün içinde onları istedikleri yere götürdüm. Hayatımın en unutulmaz, en onurlu, en muhteşem sahnelerini yaşadım.

Vapurdan aynı kararlılıkla indiler. Arkalarından baktım. Ben de bir kahramandım. Yıllar içinde hep duydum. O kararlılığın sapması imkansızdı zaten. O askerin adını da öğrendim. Mustafa Kemal Paşa'ymiş. Ateşi ortalığı yakmış, kavurmuş. Hep birlikte Kurtuluş Mücadelesi'ni başlatmışlar.Ve bildiniz, Türkiye Cumhuriyeti'ni kurmuşlar. İnanılmaz mutlu oldum.

Ben 46 yaşındayken beni görevimden ayırdılar ve bir yol sonra bir armatöre sattılar. Bu armatör de beni parçalayarak hurda yaptı. Olsun, beni bilen biliyor artık. Yıllar sonra 2001'de yeniden inşa edildim. Şimdi onları bıraktığım yerde duruyorum! Ateşin başladığı yerde duruyorum!

Demek istediğim, son derece cesaret isteyen durumlardan geçtik. Bunları yapabileceğimize inandık. Kötü gemilerimizle, dünyaya kafa tuttuk. Silahımız çok azdı. Siperimiz yoktu, kendimiz siper olduk. Yemeğimiz yoktu, her öğlen üzüm hoşafı çıkardı savaş zamanı. Bazen ekmek gelmediği olurdu. Suyumuz vardı ama mataramız delikti. Çorabımız yoktu, postalımız yırtıktı. Bu durumda dünyayı karşımıza almak deli cesaretiydi. Ya da deli cesaretine sahip olan delikanlıların eseri olabilirdi. Bu yüzden gençlik bu kadar önemli. Bu yüzden gençliğe bu kadar ihtiyaç var. Bu yüzden o bize inandı, bu yüzden biz ona inandık.

Gençlik başka şey. İçinizdeki gençlik ateşi sönmesin!

2 yorum:

UB 19 Mayıs 2009 00:48  

Bandırma'nın hikayesini bilmiyordum. Ellerine sağlık. :)

Gül Deliorman 19 Mayıs 2009 00:59  

Ben de yeni öğrendim :) Paylaşmak istedim. Teşekkür ederim ;)

Ben & Profilim

Oku çünkü;

Belki kendinden bir şeyler bulursun ...

Facebook sayfamdan ;

İzleyiciler

Şöyle bir şey var mıydı?

Takip ettiklerim...

Kaç kişi online'mış?