Yolculuklar; herhangi bir yerden, herhangi bir yere...Bilinçli veya bilinçsiz...Sorumlu veya sorumsuz...Öyle ya da böyle...
Yolcuyum! Şu anda bir yerdeyim işte, herhangi bir yer. Herhangi bir yerden geldim buraya. Ömrüm yolda geçiyor.Bakıyorum, bakınıyorum. Bavulum var mı? Bilmiyorum. Varsa ağır mı ?Bir fikrim yok. Ağırsa taşıyabiliyor muyum? Belli olmaz. Taşırken yalnız mıyım? Evet ! Herkes yalnız ki.
Terminallerde, hava alanlarında, duraklarda, limanlarda, zaman tünelinde, orada, burada...Yolcular doluşmuşlar. Kameralardan görülüyor akın akın insanlar, bavullar.Kimi çaprazdan gelip, düz yürüyor. Kimi düz gelip, çapraza gidiyor. Kimi düz gelmiş, düz gidiyor. Bavulları var. Bavulları ağır, taşıyamıyorlar. Terminale on kişi birlikte de gelseler, herkesin yalnızca bir kişi ettiğini unutuyorlar. Unutkanlar.
Beyinlerine değişik emirler veriyorlar. Beyinleri onları değil, onlar beyinlerini yönetiyorlar; bir yönetim söz konusuysa. Kıvrımlar...Herkesin kalbi var mı? Bi saniye. Kalp derken, hangi kalp? Hani şu kan pompalayan cinsindense akla gelen, o değil benim bahsettiğim. Kalp işte. İçteki başka bir yer. Yerini kimse bilmiyor. Oralarda, sahip olanların içinde bir yerlerde. Sahip olmayan da çok.Sahip olan var mı? Birileri. Yalnızca bir kişi edebilecek birileri, onlar. "-lar" eki doğru muydu?
Herkes, kendi başına yalnızca bir kişi edebilir. Hayali çok olan iki kişiden sayılmaz, akıntıya kapılıp giden yarım kişi değildir. En fazla ve en az bir kişi edebilecek birileri. Kim ki onlar? Onlar...
Akıntı var buralarda bir yerde.Bazıları bakıyor, dışardalar.Bilinçliler. Bilinçli olmaya çalışıyorlar.En azından sorumlular. Kimisi var, akıntının içinde.Su nereye giderse, yolu o. Düşünmüyor.Bilmiyor, bilmek istemiyor. Sorumsuz,bilinçsiz.
Bazen zamanda yolculuğa çıkmak istiyorum. Biraz geçmiş,biraz gelecek. Bunu istediğim zamanlarda, akıntının dışındayım. Bilinçliyim.Tek kişiyim. Beynimi ben yönetiyorum.Kıvrımlarım... Kalbim var. Ne var ki unutkanım, çünkü unutkanlar. Geçmişi hatırlamıyorum.
Beynimi ben yönettiğime göre, belki de canım hatırlamak istemiyor. Belki kalbim istemiyor, beynim ısrar etsede. Bu noktada canım fil olmak istiyor.Fil olsam, mükemmel bir hafızam olurdu. Fil olsam çok zeki ve itaatkar olurdum, insanları eğlendirmek üzere sirklere bile katılabilirdim. Ne var ki, Afrika fillerini insana alıştırmak zormuş, tek kişi olduğumu zaten en başında kabullenmiştim.
Yolcuyum! Şu anda herhangi bir yerdeyim. Bakınıyorum, bavulum var, biraz ağır.Taşımaya çalışıyorum, çok kolay değil. Fil olmak da fena fikir değil!
Bol kişi zamiri bir arada..../ Fil olmak fena fikir değil...
Yazan:
Gül Deliorman
at
3 Temmuz 2009 Cuma

0 yorum:
Yorum Gönder