Esas Oğlan- Esas Kız - Esas Mesele

Eski Türk filmlerine bayılırım. Siyah beyaz olanlarına da, sonraki renkli kuşağa da.
Bir saniye, ben az önce siyahla beyazı renkten saymadım mı?

Kırmızı kadar,mavi kadar,yeşil kadar,turkuaz kadar... renktir siyahla beyaz da. Tamam, ağacın yeşil olmasına, kalbin kırmızı olmasına alışkınsın da, etrafında az görüyorsun diye, siyahla beyazı renkten saymamak da nereden çıkmış? Örnek ver desem, martının rengi dersin beyaza, martının gagası dersin siyaha. Hatta hangi hayvan olmak isterdin sorusuna da, "Martı" diye cevap vermiş olabilirsin çoğu kez. Bu cevabı verirken, beyazın çok kir tuttuğunu düşünmediğine eminim.

Hayatın ilerlerken, yaşının en az- en çok skalası içinde değiştiğine bir bak.
Beyazla siyah, en az ile en çoktur. En az ile en çok zıt değildir !
Siyahla beyaz, en çok ile en azdır. En çok ile en az zıt değildir!

Beyazdan başladın, siyaha doğru gidiyorsun. Şu an hangi renksin, biliyor musun? Peki hangi renk hissediyorsun? Renkler birbirine uymuş mu? Zıt diye bir şey var mı dünyada?

Siyahla beyaz öyle uyumludurlar ve aralarında öyle bir aşk vardır ki hayret edersin. Bir kere siyahın üstünde en güzel beyaz, beyazın üstünde en güzel siyah görünür. Birbirlerini bu kadar tamamlayan bir ikili daha yoktur. Yan yana gelmeleri, karşılıklı duruşları muhteşemdir. Siyahla beyaz hayattaki esas oğlanla, esas kızdır. Eski Türk filmleri bu yüzden mi siyah beyazdı?




Gözünü kapasan, beyninle bağlantını mümkün olan en az seviyeye, beyaza yaklaştırsan, hiçbir şey düşünmemeye çalışsan, işte öyle bir derinlikte bulunsan da baksan arada hayata keşke. Bir baksan hangi rengi hakkıyla yaşamamışsın ve üstünde ne var şu an?

Bi düşünsene beyaza haksızlık ettin mi daha önce? Örnekse kirlenir diye giymedin mi? Ya da siyahla aran nasıldı hatırlamaya çalış! Çoğu kez içini mi kararttı senin? Zıtlıklar dünyasında yaşıyorum deyip durdun da, en büyük uyumları kaçırdın mı yoksa?

Esas oğlan, esas kız... Olayın esası nerede başlıyordu? Bir şekilde gelişiyordu da,kopamıyordu. Herkes yüreği ağzında bir sonraki sahneyi beklerken, herkes siyahla beyazı zıt zannederken, siyah gecede beyaz yıldızlar parlarken,beyaz perdede siyah insanlar yürürken, işte böyle bir anda , görmüyor muydun uyumu? "Son" yazmadan önce, ama bir seferinde bile istisna olmadan, siyah beyazı öpmedi mi? Beyaz siyaha sarılmadı mı?

Siyahla beyaz, renk sıfatını en çok hak edenlerdir. Tüm dalga boylarını bir anda görürsen, beynin "Bu beyaz!" der, hiçbirini görmezsen, bu siyahtır. En azla en çok arasındaki ayrımdır bu. Zıt değil, uyumdur. Siyah bir uyum ;)

Siyahla beyaza haksızlık etmeyin, yazık olur !

2 yorum:

Unknown 7 Temmuz 2009 22:51  

*ölümle yaşamı ayıran çizgi!
siyahla beyazı ayıramaz ki !
her yolun sonunda ölüm olsa da !
sevenleri kimse ayıramaz ki !

Gül Deliorman 9 Temmuz 2009 19:57  

:))

Ben & Profilim

Oku çünkü;

Belki kendinden bir şeyler bulursun ...

Facebook sayfamdan ;

İzleyiciler

Şöyle bir şey var mıydı?

Takip ettiklerim...

Kaç kişi online'mış?