Kötekle kötü arasında bağlantı kurdum. Buyrun!


Belki de bazen sadece alışmak lazım. Alışmaya gönlün yoksa yapacak bir şey kalmıyor. Hayal kurmanın kötü olduğunu böyle zamanlarda fark ediyorum. Oysa diğer taraftan herkes mutsuz. Oysa diğer taraftan herkes mutlu. Nerede durup ne tarafa bakacağıma karar veremediğimden, başım dönüyor. Herkes bir şeylerle meşgul...

O meşguliyeti nereden buluyorlar? Zihin meşguliyetinden bahsediyorum. Bir yere odaklanabiliyorlar mı başka şeyler düşünmeden? Yoksa hepsi numara mı? Herkes numaracı mı?

Numaracı insanlardan nefret ediyorum. Benim çevreme gelmesinler lütfen. Beni üzüyorlar. Elimden bir şey gelmiyor, ben de kendimi üzüyorum. Sonra üzüldüğümü görüp, üzülüyorum. Sonra üzüldğümü fark edip elimden bir şey gelmediğini anlıyorum. Çok kötü bir kısır döngü içinde kalmışım çıkamıyorum. Buna hakları yoktu halbuki.

Niye hep mutlu sonla biten masallar okudum? Hadi okudum da, niye kendimi mutlu sonlara şartladım? Sanki dünyayı anlamamış mıydım? Kimin iyi kimin kötü olduğuna nasıl karar verebildim ki? Herkes kendi tarafından baktığında kendini iyi görürken,kötülüğü iyi sebepler için yaptığını iddia ederken, hep inandım da, herkese iyi damgası mı vurdum? Bunu yapabilecek kadar saf mıydım?

Hayır, kesinlikle dolup da yazdığım bir yazı değil. Kendi kendime hislenerek de yazmadım bunları. Acı örnekler görünce, fark ettim ki kötü insanlar da varmış.Sadece böyle insanların da varlığını bildirmek istedim, bilmeyenlere. İşte yine komikleştim, kötü insanların olabileceğini kimse bilmiyor sanarak, kötü kavramını öğretiyormuş gibi yaparak...

Kötü insanlar varmış, gerçekten kötülermiş. Kötek belki de türetilmiş bir kelimeymiş. Kötülere uygulanan bir eylem... -Bunu savunabileceğim benim bile aklımın köşesinden geçmezdi.- Bunu hak edecek kadar kötüler varmış. Dünya böyle bir yermiş. İnsanların duyguları silinmiş. Duygu adı altında başka şeyler varmış. Hırsından deli edecek şeyler... İfade edemiyorum ama, gerçekten kötü şeyler.

O kadar üzgünüm, o kadar sinirliyim ki! Birkaç dakika yaşadım. Kalbim acıdı biraz. Beni bu hale minicik , tatlı mı tatlı bir kedi getirdi.Apartmandan bir kadın, ağacın altına yemek koydu yesinler diye kediler. Birkaçı oraya koştular. Bir tanesinin bir bacağı arkadan arkadan gidiyordu. Bıdık bıdık yemeğe doğru koştu. Koşmaya çalıştı.


O sırada annemle birlikte gördük onu. Acaba kalçası mı çıktı diye düşündük. Kaza mı geçirdi yoksa. Zorlanıyordu. Annem, “Bir veterinere götürelim Gül! “dedi bana. Doğru olan buydu zaten. O sırada apartmandaki kadın lafa karıştı. O miniğin hikayesini anlattı.

Meğer, o sevimli kediyi o hale getiren, çok kötü bir insanmış. İnsan demek garip; eli, kolu, gözü varmış yani o anlamda. Duyguları, beyni yokmuş. Elinde göstermelik bir minik köpek gezdiriyormuş ama, köpeğinin mamasının ucundan bir lokma tadan fakir bir kediyi o hale getirebiliyormuş. Hem de sopayla!!

Ama iyi insanlar da varmış. Bu olay olduğunda onu doktoruna götürüp, ameliyatını yaptıracak kadar iyi. Bu masalın sonu kötü bitmiş. Kedicik felç olmuş. Bir bacağı geriden gidiyor, aç. Dersini almıyor. Açlık fena şey. Yemek gördü mü koşturuyor gene. Ona hep mutlu sonla biten masallar anlatılmış. İyilik edenin iyilik, kötülük edenin kötülük bulacağı anlatılmış. Kedicik buna inanmış. Elinden başka bir şey gelmemiş.

O kadar kötü oldum ki. Boğazım düğümlendi. Gözlerim doldu. Bir şey söyleyecek oldum, sesim titredi. Halbuki o sadece açtı. Kötülerle karşılaşmadan önce.

Bunu yaşayınca, kalbimde bir yerdeki incecik bir tel çekildi sanki. Dünya böyle bir yer miydi? Defalarca kötülerle karşılaştığım halde, dünyada kötü insan olmayacağına inanarak, dersimi almamakta ısrar ettim. Kötülük yoktu, kötek yoktu. Hep mutlu sonla biten masallar dinledim. İyiler vardı, kötüler vardı; iyilerin sonu iyi, kötülerin sonu kötü olurdu. Masal biterdi. Kaç masal dinlediysem, böyleydi. Ben sadece inandım, elimden başka bir şey gelmedi!

Kediden ne farkım vardı ki? Ben kediydim, öbürü insandı. Bu masal komik bitti!


Ben & Profilim

Oku çünkü;

Belki kendinden bir şeyler bulursun ...

Facebook sayfamdan ;

İzleyiciler

Şöyle bir şey var mıydı?

Takip ettiklerim...

Kaç kişi online'mış?